kalibre

blogAt Gözlüğü Ya da At Şu Gözlüğü


Oca 26 2008 Yorum Yok »

Sürekli aşina olduğumuz olaylara,farklı bir gözle bakmayı hedef almış bir blog..İlgimi çeken ve beğendiğim bir yazısını paylaşmak isterim…

______

Lise döneminin önemini yeni yeni fark etmeye başladım.Özellikle de tarih ve edebiyat dersleri önemliymiş..Biliyorum,tarih ve edebiyat denince lise döneminde,çoğumuzun gözler ağırlaşır,çene esnemek için fırsat kollar,beyin uyuşur..

Edebiyat dersinden daha önemli olan şey aslında Edebiyat Öğretmenidir..Şimdi ünideyim ve arkadaş sohbetlerinde bazen şöyle diyaloglar olabiliyor; “edebiyattan nefret ederim” Şimdi bir insan evladı edebiyatı sevmeyebilir,normaldir,ama nefret ederim diyorsa bir problem olmalı..Yani tamam sevmezsin de nefretin sebebi nedir?Bu edebiyat denilen şey,sana fiziki bir zarar verebilecek yetiye sahip bir şey değil ki..

Bu nefret duygusunun sebebinin,edebiyat öğretmeni olduğunun kanaatine vardım..Şöyle ki: Edebiyat geçmişi zengin olan bir milletiz,bu edebiyat dünyamızı ders olarak işlerken de pek eğlenceli tarafları da yok..Ancak öğretmenin tavrı,üslubu çok önemliymiş be..

Hatırladığım ve şu an bana çok saçma gelen bir olay var..Edebiyat kitabından,müfredat gereği her hafta bir konu işlenirdi,bazen bir roman özeti bazen de bir şiir olurdu bu..Hoca derdi ki: arkadaşlar şiiri açıklayın,haftaya tartışıcaz…Kendimce açıklamaya çalışırdım,mısralardan ne anlıyorsam,anlamlandırmaya çalışırdım şiiri..Bir hafta geçer,o şiir sınıfta ilk önce okunur,sonra hoca rastgele ya da sırayla birilerimizi kaldırır,sen şu ilk dörtlüğü açıkla bakalım der..Sıra bana gelir,anladığım kadarıyla hocaya anlatırım “Hocam şair burada aşkın ulaşılmazlığını ve bu ulaşılmazlığa rağmen,aşkı bulma arzusunu falan filan vallahi billahi” diye anlatırdım ve hocanın tepkisi şöyle oluyordu “Hayır,şair orda onu anlatmak istememiş,şair bu dörtlükte…” bi dakka ya,haydaaaa,noluyoruz?

Yahu hocam,sen nasıl şairin bu şiirde aslında anlatmak istediğini net olarak bilebilirsin ki?Ortada bir şiir vardır ve ben bunu anlamlandırırken o an ki hali ruhiyetime göre böyle bir yorum yapmışımdır..Ortada,bu şiirden,mutlaka belli,kesin bir anlam çıkmalıdır diye şairin bir vasiyeti ya da her yazdığı şiirin meali mi mevcuttur?Peki hocam sen bana böyle çıkışıp,höykürüp,çemkirirken aslında ne yaptın biliyor musun?Bana bir bok öğretmeden,bende,benim bir dörtlüğü bile izah edemeyeceğim kanaatini uyandırdın,soğuttun beni be hocam!!!

Edebiyat öğretmeni önemlidir,hem de çooooook…

İkinci takıldığım konu ise tarih dersi ve müfredatı.Osmanlı Tarihiyle ilkokulda tanışmaya başlamıştık sanırım,ve ilkokuldan itibaren Osmanlı Tarihini hep gördük..Devirlere ayrılıyordu Osmanlı Tarihi,Kuruluş-Yükseliş-Duraklama-Gerileme-Çöküş..Hep bu müfredat şeklinde işlendi..Sizde de bu dersi görürken şöyle bir duygu oluyor muydu?Kuruluş ve yükselişi işlerken hoşuna gidiyordu insanın,Bilecik gibi bir yerden 3 kıtada toprak sahibi oluyordun ve her girdiğin savaşı kazanıyordun,insan gurur duyuyordu,ta ki,Çöküş dönemine kadar..Ya o nasıl bir dönemdi be,insanın okuyası gelmiyordu,sürekli kaybedilen savaşlar,toprak kayıpları,ikide bir tarih kitabında insanın gözüne gözüne sokulan “Kanuni Döneminde Osmanlı Toprakları” ve “Çöküş Dönemindeki Topraklarımız” şeklinde haritalar..Yani insanın içi burkuluyordu ister istemez.Hah işte benim düşüncem,bu ayrım yapılmasa,her padişah ayrı ayrı işlense,döneme ayırıp insanın moralini bozmayın be sayın müfredat maker (meykır) abilerim,büyüklerim..Hangi insan oğlu ister sürekli yenildiği,toprak kaybettiği bir dönemi okumayı,çalışmayı,bir de ordan not almayı?

Bir de,tarih bölümü okuyan arkadaşlarım daha iyi bilir tabi ki,ama hani şu çöküş dönemi nasıl bir dönemdir?Yaklaşık 100 sene sürüyor..Peki biri bana söyleyebilir mi,bu nasıl bir tanımlamadır ki,bir devlet 100 sene çökebilsin?Düşünüyorum,Türkiye Cumhuriyetimizin tarihi 85 sene ama Osmanlı 100 sene çöküyor?Bi garip geliyor…Hani şöyle biraz olaya mizahi bakıp,çöküş dönemi padişahlarından birini konuştursam,şöyle bir diyalog çıkar ortaya…

Padişah:Vezir,sağda solda haber çıkmış,çöküyormuşuz,ne iş?

Vezir:Padişahım Gevur Diyarından çıktı bu söylenti,bizimle bir alakası yok..

Padişah:Ulan anlamıyorum ki,nasıl bir çöküş bu,halan 3 kıtada toprağım var,en büyük kara ordusu bende,arada bana sığınan ülkeler oluyor ama çöküyoruz!!!Tez Gevur gazetelerinin yazı işleri müdürünü çağırın,tekzip metni yayınlasınlar…

Gecenin 02:28′inde aklıma geldi bunlar,lise önemliymiş,tarih,edebiyat önemliymiş…

Saygılar bizden efenim : )

______

Ayrıca ilgimi çeken bir kaç yazı oldu,Tarihi Yalanlar,Yalan Tarih gibi..

site adresi: www.atgozlugu.com

Share on Facebook Facebook'da paylaş

batasoy

bilgisayar, blogWordpress ile komünite oluşturmak


Oca 21 2008 Yorum Yok »

Aslına bakarsanız, Wordpress ile bir komünite sistemi kurmanın daha basit olacağını düşünmüştüm…Elbette, üzerimden büyük yük aldı. En azından, yetkilendirme, sayfa hazırlama gibi sürüyle parçayı bir araya getirmeme gerek kalmadı. Müthiş kod tasarrufu sağladım…

Gelgelelim, neredeyse binlerce Wordpress eklentisi ile her istediğinizi yapabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz!

Herşeyden önce, bolca eklenti kullanmak sistemi yavaşlatıyor. Vakit buldukça sisteme bazı ekleme ve çıkarmalar yaptım. Blogmani, şu an çok hızlı görünmüyor. Bir miktar çöp kod var ve bunun bir kısmı da Wordpress’den miras. Bazı orijinal Wordpress dosyalarını yarı yarıya kısaltabildim. Kimisi geriye uyumluluk kaygısıyla yazılmış çok miktarda kod var. Bu kodların bir kısmı da açıkçası hantal ve gereksiz. Aslında kodu açtığınızda birkaç kişinin parmağı olduğunu anlıyorsunuz, ve herkesin “tarzı” farklı. Ama asıl yavaşlık, çok güvenilir ve uptime’ı harika olmasına rağmen, yavaş kalan GoDaddy…

Eklenti kodları daha büyük sorun…

Bazı eklentilerin ciddi güvenlik açıkları var. Bazı eklentilerde amaca uygun değiller. Mesela, özel mesajlaşma eklentisini epeyce elden geçirmek zorunda kaldım ve bu arada bir fonksiyonu kaybettim: Gönderdiğiniz mesajın bir kopyasını gidenler klasöründe saklama özelliği şu an çalışmıyor, yakında halledeceğim.

Bazı özellikleri sıfırdan yazmak zorunda kaldım, çünkü kimsenin aklına arkadaş ekleme, kişilere yorum yazma gibi fikirler gelmemiş. Bu tip eklentiler yok.

Accordion gibi özelliklerde son anda Spry Framework’e kaydım; zira moo.fx maalesef Spry kadar uyumlu değil. WP, zaten kendi içinde moo ve prototype kullanıyor. Spry’ı da dahil edince, sistem biraz şişti. Özellikle arama sayfasında moo kullandığıma pişmanım; kodu gereksiz 50 k kadar şişirdi. 0.26 ile birlikte, kullanıcı profil sayfalarında olduğu gibi HttpXML kullanacağım.

“Şişti” deyip durduğuma bakmayın. Dosyaların çoğu gerçekten çok küçük; sorun GoDaddy. Eğer Mart başına kadar 1000 üyeye kadar ulaşırsak, akla zarar bir sistem(!) kuracağım. Veriyi üç ayrı sunucudan çekecek bir sistem bu; detayına fazla girmeyeyim.

Eylül başında, sistemi tamamen GPL ile dağıtma planım var. Önce İngilizce, arkasından Türkçe olacak. Kod adına CommunityPress diyelim; web sitesi alınmış, o yüzden isim bulmak gerek…

Share on Facebook Facebook'da paylaş

batasoy

blogBlogmani…açıldı!


Oca 21 2008 6 Yorum »

Blogmani’yi az önce açtım; yaklaşık 20 gün süren itiş-kakışın ardından…Daha birçok özellik eksik. 2 hafta sonra 0.22′ye atlayacağım ve 2 yeni özellikle birlikte, bazı aksilikleri de gidereceğim. (Bu arada uykum kaçtı ve bahsettiğim aksiliklerin neredeyse tamamını hallettim; artık 0.22a yerine 0.22b demek mümkün!)

Blogmani’ye üye olun ve yazın. Burada biraz farklı birşey deneyip, gerçek bir komünite oluşturmaya niyetlendim. Farkındaysanız, arkadaş arama ve ekleme özelliği var ki, bu özellik daha emeklemiyor bile. Garanti ediyorum, 1 aya kalmaz, bundan çok hoşlanacaksınız. Çok kapsamlı özellikler ekleyeceğim çünkü…

Burada yazarak, sizin gibi düşünen, ya da düşünmeyen, ama muhakkak medeni insanlarla kaynaşma fırsatı bulacaksınız. Çünkü rating amaçlı polemiklere kesinlikle taviz vermeyeceğim. Burada amacımız çok hit almak değil, nezih insanların dolaşmaktan keyif aldığı bir topluluk sitesi oluşturmak.

Blogmani’nin sizlere ihtiyacı var. Duyurun ve insanların kayıt olmalarını sağlayın. En geç 2 hafta içinde widget’larımız da gelecek; hatta bunların içinde çok hoşunuza gideceğini umduğum “sürpriz” bir eklenti var.

Dikkat ederseniz, avatar’ın yanında bir de WordPress logosu var. Buraya tıklayan, direk blogunuza geliyor. Ayrıca profil sayfanızda, sitenizin RSS beslemesi de var. Amacım, yazarları Blogmani içine hapsetmek değil, sitelerini de tanıtmak. Dolayısıyla, ne kadar çok yazarsanız, ana sayfada o kadar çok kalacaksınız ve daha çok kullanıcı blogunuzu keşfetme şansı bulacak.

Evet; başta bir kusurmuş gibi görünen bir özellik bu: ne kadar sık yazarsanız, o kadar çok ön sayfada kalıyorsunuz ve keşfedilme şansınız da bununla doğru orantılı olarak artıyor.

Share on Facebook Facebook'da paylaş


Kapat
E-posta ile paylaş